Bilim ve Aşık Olmak Üzerine 10 İlginç Bilgi

Modern Bilimden Aşık Olmak Üzerine 10 İlginç Bilgi

Bilim ve Aşık Olmak Üzerine 10 İlginç Bilgi
Aşık olmak, yaşayabileceğimiz en büyüleyici, güçlü ve yaşamı değiştiren deneyimlerden biri olabilir. Bizi her seviyede hem içeride hem dışarıda değiştirir.

LİMERENCE
Her şey, büyük bir yangına dönüşen ilk kıvılcımla başlar; bunun için terim sınırlıdır. Bu, beyinlerimizden kaçan ve gecenin ilerleyen saatlerinde kalmamıza, hiç durmadan birbirimizle konuşmamıza, günün 24 saati birbirimizi düşünmemize neden olan nörotransmiterler selidir.

PHENETHYLAMİNE
Sadece PEA olarak da bilinen Fenilamin, doğada bulunan ve beynimizde üretilen kimyasal bir bileşiktir. Fenetilamin hidroklorür veya Fenetilamin HCL, Amerika Birleşik Devletleri dahil birçok ülkede açık piyasada satılan aynı kimyasalın bir ek sürümüdür. Fenetilamin aslında sinir sistemi uyarıcısıdır, bu yüzden neden aşkınız etrafında bu kadar enerji aldığınızı hiç merak ettiyseniz, bu tam olarak neden budur hız dozunda olabilirsiniz.

DEHYDROEPİANDROSTERONE
Dehidroepiandrosteron DHEA olarak da bilinir ve bir başkasına aşık olmaya başladığımızda beyinde yer alan diğer bir güçlü hormondur. Hem steroid hem de prekürsör bir hormon olup, kendi başına fazla bir şey yapmaz fakat vücudumuzda çok daha güçlü etkileri olan diğer hormonlara dönüştürülebilir.

OXYTOCİN
Tüm süreç içinde yer alan en ünlü hormonlardan biri olan oksitosin, bireyler arasında bağlanma ve güven ile ilgisi olan insan beyni üzerindeki etkileri için araştırılmaktadır. Oksitosin beyinlerimizi yumuşatmaktan başka bir şey yapmaz; Aynı zamanda hamileliğe eşlik eder ve cildimizi yumuşatır.

ESTROGEN
Östrojen genellikle seks ve buluşma söz konusu olduğunda düşündüğümüz bir hormon değildir, ancak beynimizi yeni bir ilişki içinde sele getiren genel organik ilaç kokteylinde kesinlikle büyük bir rol oynar. Östrojen aslında havamıza girmemize yardımcı oluyor ve çekici birini bulduğumuzda daha önemli miktarlarda aktive oluyor.

VASOPRESSİN
Vazopressin, bir araya gelip yerleşen çift yapışmanın monogami kısmında rol oynayan son derece ilginç bir hormondur. Bu hormon özellikle erkeklerde aktiftir. Vasopressin, oksitosin ile birlikte, beynimizdeki sinyalleri tetikler, bize yerleşmemizi ve sadece sevgimizin nesnesi olan tek kişiyle eşleşmemizi söyler.

LUST
Beyindeki bu kimyasallar, Rutgers Üniversitesi'nde antropolog olan Dr. Helen Fisher'ın şehvet, çekicilik ve bağlanma olarak adlandırılan sevginin üç aşamasını dediği şeyi oluşturmak için bir araya geliyorlar. Tüm süreç şehvet ile başlar. Lust temel olarak vücutta yüksek seviyelerde testosteron ve östrojen ile karakterize edilir, bu da diğer insanlar için arzu için üreme alanı oluşturur; bu bölüm belirli bir ortağa ihtiyaç duymadan gerçekleşir ve hemen hemen her ortak işe yarar.

ATTRACTİON
Burası, başka bir insanla aramızdakilerin ısınmaya başladığı yer. Cazibe evresi, manzaralarımızı özellikle bir kişi üzerinde görmeye başladığımız zamandır. Bazen her zaman onları düşünerek takıntılı hale geliriz; Bu aynı zamanda “sevişme aşaması” olarak tanımlanmıştır ve son derece güçlüdür. Sürecin bu aşamasında, dopamin ve adrenalin aşırı hızlanmaya başlıyor, bize bir yenilmezlik hissi veriyor, bu süre boyunca sürekli enerji hissi ile suya battığımızda, bu iki yüksek uyarıcı hormonun bize getirebileceğini belirtiyor.

ATTACHMENT
Bağlanma, aşk döngüsü sona erdiğinde, döngü tamamlandığında ve kendimizi eşimizle en derin seviyede bağ bulduğumuzda gösterir. Dopamin ve adrenalinin bulanık kimyasalları, yerine oksitosin, “kucaklama kimyasalları” ve vazopressin, “monogami hormonu” yerine geçmiştir, bu da bize biraz minivan alıp rahatlama ve bir minivan satın alma zamanının geldiğini söylemektedir. Bazı hayvanlar aleminin türlerinde, bu evrenin, yuvadaki insani versiyonumuzu birlikte yaptığımızda, bize de şiirsel olarak uygulanabilecek “karşılıklı bir bölge savunması” ile işaretlendiğini belirtmek ilginçtir.

INTERNALİZATİON
Psikanalist Sigmund Freud, sevginin içselleştirilmesi sürecini tanımladığında dikkat çekiyordu; böylelikle sevdiğimiz ve değer verdiğimiz insanları kendimize çekiyoruz ve bir parçamız haline geldiler. İçselleştirme, çoğu zaman tamamen bilinçsiz olsa da, bağımızı daha da sağlamlaştıran romantik aşkın gerçekten güçlü bir parçasıdır. Bu noktada, bir insanın inançları, değerleri, düşünceleri, eylemleri, davranışları ve daha fazlası bize uyarlanır ve ikili romantik aşk söz konusu olduğunda biz de onlara uyarız.


Hiç yorum yok