Tüyler Ürperten Rum Yetimhanesi'nin Korkunç Hikayesi

Tüyler Ürperten Rum Yetimhanesi'nin Korkunç Hikayesi


Bu esrarengiz yapının hikayeleri oldukça ilginç bilgiler içermekte bir o kadar da tüyler ürpertmektedir. Bu yapı Osmanlı İmparatorluğu zamanında Rum Patriğinin teşvikleriyle Hristiyan dünyasına kazandırılmış, ancak zaman içerisinde geçirdiği erozyonlarla uzun bir süre erkek çocuk yetimhanesi olarak kullanılmıştır.  Aynı zamanda bu yapı ana maddesi ahşap olan dünyadaki en büyük ikinci ahşap bina olma özelliği göstermektedir. Oraya ulaşmanın çok zor olduğu ara bir fayton yolunun olmadığı 45 dakikalık ormanın içinden yürüyerek ulaşabilmenin mümkün olduğu söylenir. Söylenenlere göre burada bazı esrarengiz olaylar yaşanmıştır. Bazılar mavera olsun diye bazıları meraktan bazıları da sırf manzara görmek üzere bu yapıyı ziyaret etmiştir. Çoğu insan özellikle evin içindeyken bahçeden gelen çocuk seslerine çok takılmış olmakla birlikte gelen bu ses o kadar gerçek olarak duyulmuş ki bu sesin halüsinasyon olmadığına bu olay şahitlik edenler yemin etmektedir. Eve yol olmadığı için evdeki eşyaların çoğu çıkartılamamıştır. Mobilyaların çoğu ve kayıp olan yetim çocukların kayıtlarının parçaları hala evde durmaktadır. Evin dışarısındayken çığlık sesleri daha belirgin hale geldiği iddia edilmektedir. Bu durum ada sakinleri tarafından bilindiği için genelde gelen giden olmuyormuş.  Evin bu denli sıkıntılı olmasının sebebi ise zamanında yetim çocuklarının orada çok zulüm gördüğü söylenmektedir. Bir dönemde ise binada yangın çıkması sonucu evde bazı çocukların yanarak öldüğü iddiası burada esrarengiz olaylar olmasının sebebi olarak görülmektedir. Ama bu iddialardan en acıklısı ise yetimhaneden bahçeye çıkan çocuğun orada bulunan kuyuya düşmesi ve sesini kimseye duyuramadan orada ölüme terkedilmiş olmasıdır. Özellikle bahçeden gelen çocuk sesinin sebebi bahçede kuyuya düşen çocuğun sesi olarak algılanmaktadır.

Hiç yorum yok